Osmanlı Devleti’nin 1516 yılında Memluklerden zapt ettiÄŸi Antakya, önce Halep’e baÄŸlı bir sancak ve daha sonra kaza olarak yönetilmiÅŸtir. Bu dönemde Antakya, Asi Nehri ile Habib Neccar Dağı arasındaki dar ve meyilli alanda, 1,5-2 km2′lik bir alan üzerine yerleÅŸmiÅŸ orta büyüklükte bir ÅŸehirdi. Osmanlı Devleti’nin Hatay’daki hakimiyeti 1918 yılına kadar devam etti. Mondros Mütarekesinden sonra iÅŸgale uÄŸrayan ve 1921 yılında Türkiye sınırları dışında kalan Antakya, İskenderun ve havalisinde İskenderun Sancağı adıyla bir yönetim kuruldu. 1938′de bu Sancak’ta kurulan “Hatay Devleti”, Hatay Devlet Meclisi’nin aldığı kararla 29 Haziran 1939 tarihinde sona erdi, 23 Haziran 1939′da “Hatay” adıyla bir vilâyet olarak Türkiye’ye katıldı.
Türkiye’nin güney illerinden biri olan Hatay, Akdeniz’in doÄŸu ÅŸeridinde 35 derece 52 dakika-37 derece 4 dakika kuzey enlemleri ile 35 derece 40 dakika-36 derece 35 dakika boylamları arasında yer alır. doÄŸusunda ve güneyinde Suriye, batısında Akdeniz, kuzeybatısında Adana, kuzeyinde Osmaniye ve kuzeydoÄŸusunda Gaziantep bulunur.
İl topraklarının yüzölçümü 5403 kilometrekare ve nüfusu 1997 sayımına göre 1.192.393 ve 2000 sayımına göre de 1.256.726 kişidir. nüfus artış hızı yaklaşık olarak %1.2 dir. il topraklarının %46 sını dağlar, %33 ünü ovalar ve %20 sini platolar oluşturur.
İl topraklarının en önemli yükseltisini kuzey-güney hattında uzanan Nur DaÄŸları (Gavur daÄŸları ve Amanos daÄŸları olarak da bilinir) oluÅŸturur. Bu sıradaÄŸların en yüksek noktası ise Mığırtepe’dir(2240 m.). DiÄŸer önemli yükseltiler Ziyaret dağı ve KeldaÄŸ’dır (Arapça Cebel Akra’ ya da latince Casius) (1739 m.).
Hatay’ın en önemli akarsuyu olan Asi nehri (Orontes) Lübnan daÄŸları ve Anti-Lübnan daÄŸları arasındaki Bekaa vadisinde kaynayan akarsuların birleÅŸmesiyle oluÅŸur, Suriye topraklarından geçerek ilin güneydoÄŸu sınırlarından girer ve SamandaÄŸ yakınlarında delta oluÅŸturarak Akdeniz’e dökülür.
Amik ovası’nın orta kısımlarında yer alan Amik gölü 1970li yıllarda tamamen kurutulmuÅŸ ve tarıma açılmıştır. diÄŸer önemli göller ise Gölbaşı ve YeniÅŸehir gölüdür.
Amik Ovası ilin en önemli düzlüğüdür, bu topraklarda tarım oldukça gelişmiştir. diğer önmli düzlükler ise Dörtyol ovası, Arsuz, Payas, İskenderun ve Erzin ovasıdır.
İlin büyük kesimi Akdeniz ikliminin etkisi altındadır. ancak yükselti ve karasallığa baÄŸlı olarak çeÅŸitli farklılıklar da mevcuttur. genel olarak kışlar ılık ve yağışlı yazlar sıcak ve kurak geçer.yıllık yağış tutarı il merkezi Antakya’da 1173.4 mm., İskenderun’ da 785 mm. dir.
Maden varlığı açısından önemli kaynaklara sahip olmamakla birlikte il genelinde krom,demir,bakır ve kurÅŸun yatakları mevcuttur. ayrıca Yayladağı ilçesi yakınlarında ismi “Hatay Gülü” olarak bilinen renkli bir mermer türü çıkarılır.
İl merkezi Antakya olmakla beraber ilin en büyük kenti İskenderun’dur.
Hatay Türkiye’nin en önemli eski yerleÅŸim yerlerinden biridir. Yapılan arkeolojik araÅŸtırmalarda milattan önce 100.000 ile 40.000 yılları arasına tarihlenen bulgulara ulaşılmıştır. İl toprakları ilk tunç çağından itibaren Akat beyliÄŸi ve M.Ö. 1800-1600 yıları arasında Yamhad krallığına baÄŸlı bir beyliÄŸin sınırları içerisinde yer almıştır. Daha sonra M.Ö. 17. yüzyıl sonlarında Hititler’in ve M.Ö. 1490 yıllarında Mısır’ın egemenliÄŸine girmiÅŸtir. Ardından Urartular, Asurlular ve Persler’in egemenliÄŸine girdi.
M.Ö. 300 yılında Antakya kurulmuÅŸ ve kent hızla geliÅŸmiÅŸtir.kent M.Ö. 64 yılında Roma İmparatorluÄŸu’na katılmış ve imparatorluÄŸun Suriye eyaletinin baÅŸkenti olmuÅŸtur.
İl toprakları M.S. 638 yılında islam ordusu tarafından fethedilmiÅŸ, Emevi ve Abbasi egemenliÄŸinde kalmıştır. Daha sonra 877 de TolunoÄŸulları’nın fethettiÄŸi topraklar sırayla IhÅŸitler ve Selçuklular tarafından yıkılan Halep merkezli HamdanoÄŸulları (Beni Hamdan) egemenliÄŸine girdi. 969 yılında Bizans İmparatorluÄŸunun topraklarına katılan il Haçlı seferleri sırasında da önemli rol oynamıştır.
Antakya Memluklar tarafınmdan Haçlıların elinden alınmıştır(18 Mayıs 1268). 1516′da Yavuz Sultan Selim bu toprakları ele geçirmiÅŸ ve Osmanlı dönemi baÅŸlamıştır.
I. Dünya Savaşının ardından Fransızların iÅŸgal ettiÄŸi il topraklarında 2 Eylül 1938′de günü Hatay Cumhuriyeti kurulmuÅŸtur. CumhurbaÅŸkanı Tayfur Sökmen, baÅŸbakanı Abdurrahman Melek, milli marşı İstiklal Marşı olmuÅŸtur.
26 Haziran 1939 yılında Türkiye’ye ilhak kararı alınmıştır.
İlin yüksek öğretim merkezi Mustafa Kemal Üniversitesi’dir. Çok uzun bir süre boyunca bir arada yaÅŸamayı öğrenmiÅŸ etnik kökenleri, dinleri farklı birçok topluluÄŸa ev sahipliÄŸ yapan Hatay ili UNESCO barış kenti seçilmiÅŸtir.
Tarihi ve turistik mekanlar açısından da zengin olan ilde dünyanın ikinci büyük mozaik kolleksiyonunu barındıran Hatay Arkeoloji Müzesi bulunmaktadır.
Dünyanın ilk mağara kiliselerinden biri olan Saint Pierre Kilisesi hristiyanlarca hac yeri olarak kabul edilmekte ve her yıl burada 29 Haziran günü Katolik Kilisesince ayin düzenlenmektedir.
Hatay, Türkiye Cumhuriyeti’nin en kozmopolit illerinden birisidir. Çokkültürlü yapısını tarih boyunca kormumuÅŸ olan ilde aynı ulusa mensup birden fazla dini cemaat bile bulunmaktadır. En büyük nüfusa sahip alevi araplar ve sünni türklerin yanında, alevi türkler,azda olsa sünni araplar,Hristiyan Ortodoks ve Hristiyan Protestan Araplar, Maruni Araplar, Ermeniler ve diÄŸer küçük topluluklar Hatay’ın çokkültürlü yapısının dinamiklerini oluÅŸtururlar.