Mudanya Mütareke Müzesini gezmeden,
Tarihi Mudanya Evlerini görmeden,
Siye(Kumyaka) ve Trilya(ZeytinbaÄŸ)’yı gezip, denize girmeden,
ÇarÅŸaf böreÄŸi, cevizli lokum ve balık yemeden,…
Dönmeyin
Mudanya Mütareke Müzesini gezmeden,
Tarihi Mudanya Evlerini görmeden,
Siye(Kumyaka) ve Trilya(ZeytinbaÄŸ)’yı gezip, denize girmeden,
ÇarÅŸaf böreÄŸi, cevizli lokum ve balık yemeden,…
Dönmeyin



11 Ekim 1922 tarihinde TBMM hükümeti ile ihtilaf devletleri arasında Türk-Yunan savaşına son veren ateşkes anlaşmasının Mudanya sahil yolu üzerinde yer alan 19. yüzyıl başlarına ait Art Nouveo yalısı 1937 yılından beri müze olarak kullanılmaktadır.
Müzede Kurtuluş Savaşı ve mütarekeye ait çeşitli belge ve malzemeler ile döneme ait eşyalar sergilenmektedir.
Tel: (+90-224) 544 10 68
Â
 
Mudanya Gar Binası
Mudanya Evleri : Osmanlı evlerinin en güzel örnekleri Mudanyada’dır. Bu evlerin en önemlisi Tahir PaÅŸa Konağı’dır. Bu evlerin hemen hepsinin bahçesi vardır. Bahçelerde özenle bakılan çiçekler vardır.
Myrlea : Mudanya’nın 1 km güneydoÄŸusunda bulunan ve Britanyalılara ait olan antik kenttir.
Kumyaka Kilisesi : 780-797 yılları arasında Bizans İmparatoru IV. Konstantinos Porphyrogenetos döneminde yapılmıştır.
Plajlar : Mudanya’da doÄŸal güzelliklere sahip denize girilebilen yerler eski Rum yerleÅŸimleri olan Siye (Kumyaka) ve Trilya (ZeytinbaÄŸ)’dır. Trilya’da Rumlardan kalma 7 kilise, 3 ayazmay azma, 3 manastır bulunmaktadır.

Bursa’nın 25 km kuzeybatısında ve Marmara Denizi kıyısında yer alan Mudanya temiz havası ile yaz turizminin yoÄŸun olarak yaÅŸandığı bir merkezdir.
Tarihçe
Mudanya, İonya’nın 12 büyük kentinden biri olan Kolofonlu göçmenler tarafından M.Ö. VII. Yüzyılda kurulmuÅŸtur. Apamcia-Myrleia atlı bu antik kent bugünkü Hisarlık tepede yer almaktaydı. Mudanya Roma, Bizans ve Osmanlı döneminde yaÅŸamıştır.
İklim
Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır.
İznik Müzesini görmeden,
Tümülüs ve Mezar Anıtları görmeden,
İznik surlarını gezmeden,
VII. Konsil’in toplandığı Ayasofya Kilisesini ziyaret etmeden,
Çini süslemeleriyle ünlü camileri görmeden,
İznik çinilerinden almadan,…
Dönmeyin.
Istakoz güveci, sazan balığı çorbası, yayın balığı, şiş veya buğulama, kerevit salatası ve kerevit güveç İznik Gölü çevresinde bulunan lokantalarda tadılabilecek yiyecek türleri olarak sayılabilir.
(Nilüfer Hatun İmareti) İmaret 1388 yılında Osmanlı Sultanı l. Murat tarafından annesi Nilüfer Hatunun anısına inşa ettirilmiştir.İmaret olarak kullanılan yapı, yoksullar için her gün yemek dağıtan bir hayır kurumuydu.
Cumhuriyet döneminde değişik gereksinimler için depo olarak kullanılan bina 1960 yılında müze olarak hizmete açılmıştır.Tarihsel bir yapı olan imaret, XIV. yy Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden biridir.
Müzede,İznik ve çevresinden toplanan arkeolojik buluntular ile Ilıpınar, Tiyatro ve İznik’teki çini fırınları kazılarından çıkarılan eserler sergilenmektedir. Müze bahçesinde; Yunan, Roma, Bizans ve Osmanlı eserleri yer almaktadır.
Türbeler
Åžeyh Kutbettın Camı Ve Türbesi, EÅŸref-1 Rumî Camı Ve Türbesi, Yakub Çelebi Zaviyesi Ve Türbesi, Kırgızlar Türbesi , Sarı Saltuk Türbesi, Ã…andarli Hayrettin PaÅŸa Türbesi, Ã…andarli İbrahim PaÅŸa Türbesi Ve İmareti, Ã…andarli Halil PaÅŸa Türbesi, Huysuzlar Türbesi, Ahiveyn Sultan Türbesi, Abdülvahap Sancaktarı Türbesi İznik’in önemli türbeleridir.
Han ve Hamamlar
Rüstem PaÅŸa Hanı:Bu gün evler arasında kalmış duvar kalıntıları halindedir. Yalnız kuzey ve batı duvarının bir bölümü ayaktadır. Yapı XVI. yy. da Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı Rüstem PaÅŸa adına Mimar Sinan tarafından inÅŸa edildiÄŸi sanılmaktadır.
İsmail Bey Hamamı:XIV. yy sonları ile XV. yy başlarına aittir. İç mimarisiyle seçkin bir yapıdır.
Haci Hamza Hamamı:Mahmut Çelebi Caminin yanındadır, ikinci Murat hamamı olarak da anılır. XV. yy da inşa edilmiştir.
Meydan Hamamı:1.Murat Hamamı olarak da bilinir. Çifte hamam biçiminde inşa edilmiştir. Hamam XIV. yy sonlarına tarihlenir.
Hacı Özbek Cami: İznik’te inÅŸa edilen ilk Osmanlı camisidir. Üstü 8 metre çapında kiremit kaplı bir kubbe ile örtülüdür. 1333 yılında inÅŸa edilmiÅŸtir.
YeÅŸil Cami: İznik’in sembolü olan YeÅŸil Cami, adını yeÅŸil çinili ve tuÄŸlalı minaresinden almıştır. Caminin yapımını Çandarlı Hayreddin PaÅŸa 1378 yılında baÅŸlatmış, fakat ölümü üzerine oÄŸlu Ali PaÅŸa 1391′de tamamlatmıştır. Erken Osmanlı döneminin tek kubbeli camileri arasında en görkemlilerindendir. EÅŸsiz minaresi caminin saÄŸ köşesindedir. Gövdesi mavi ve yeÅŸil renkli çinilerle zigzaglı mozaik tekniÄŸiyle bezenmiÅŸtir. Selçuklu minare geleneÄŸinin ilk dönem Osmanlı sanatına yansımasının önemli bir örneÄŸidir.
Mahmut Çelebi Cami: Çandarlı Hayreddin Paşanın torunlarından Mahmut Çelebi tarafından 1442 yılında inşa ettirilmiştir.
Orhan Bey Camii Ve Hamamı: Cami, Yenişehir Kapı dışında sol tarafta tarlalar arasında kalıntı halindedir. Hamam ise, cami ile surlar arasında bulunmaktadır.
Koimesis Kilisesi: Piskopos Hyakinthos tarafından VIII. yüzyılda yaptırılmıştır. Hyakinthos Manastırı’nın bir bölümü olduÄŸu sanılmaktadır. 1065 depreminde yıkılmış, Koimesis Kilisesi kalıntıları ancak ilavelerle tamir edilmiÅŸtir. Kilisenin mozaikleri ve ikonaları 1807′de İznik Metropoliti Daniel’in isteÄŸi üzerine yenilenmiÅŸti.
Ayasofya Kilisesi: İki ana caddenin kesiÅŸtiÄŸi yerde, kentin tam ortasındadır. Bizans dönemi eseridir ve tahminen XI. yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiÅŸtir. 1331 yılında Orhan Gazi Camii adını almıştır. Deprem ve yangınlarda tahribe uÄŸramıştır. XVI. yüzyılda Mimar Sinan tarafından büyük ölçüde deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸratılmış ve yenilenmiÅŸtir. Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır. VII. Konsil’in toplandığı yerdir. Bu nedenle inanç turizmi için önemli bir merkezdir.
Hagios Tryphonos Kilisesi: İstanbul Kapıya giden caddenin sol tarafındadır. Birkaç duvar ve döşeme mozaiklerinden parçalar bulunmuştur. Duvar tekniği ve planı kilisenin X - XII. yüzyıllarda yaptırılmış bir Bizans eseri olduğunu göstermektedir.
Ayatrifon Kilisesi: YeniÅŸehir Kapı’ya giden caddenin sağındadır. Plan, İstanbul’daki Kariye Camine benzer. Planına göre büyük bir kubbe ile örtülü olduÄŸu ve tabanının çok süslü mozaiklerle kaplandığı anlaşılmaktadır. Kilisenin XIII. yüzyılda Teodoros Laskaris tarafından, Aya Trifon adına yaptırdığı sanılmaktadır.