Posted by admin @ 8:13 pm
Shelved under AFYONTATİLİ

GENEL BİLGİLER

Afyon, Anadolu’da kuzeyi güneye, batıyı da doÄŸuya baÄŸlayan doÄŸal bir düğüm noktası konumundadır. Zengin tarihi geçmiÅŸi olan kent bir turizm merkezi olma potansiyeli taşımaktadır.
ÖREN YERLERİ

İhsaniye Ayazini Kasabası (Metropolis): Afyon-EskiÅŸehir karayolunun 27.km.den saÄŸa doÄŸru 4.7 km. gidilerek ulaşılan Ayazini kasabasının Frigler Dönemi’nden beri yerleÅŸim yeri olarak kullanıldığı bilinmektedir. Roma ve Bizans Dönemleri’ne ait aile ve tek kiÅŸilik kaya mezar odaları, Bizans Dönemi’ne ait kiliseler ve kaya yerleÅŸimleri arazinin elveriÅŸli olması nedeniyle oyularak yapılmış eserleridir. Aslanlı mezar odaları, sütunlu mezar odaları ile kayaya oyulmuÅŸ kilise ve ÅŸapeller bulunmaktadır.
İhsaniye Döğer YerleÅŸim Yeri: İhsaniye ilçesine 12 km. uzaklıktaki Döğer kasabası Frigler Döneminden beri yerleÅŸim yeri olarak kullanılmıştır. Aslankaya, Kapıkaya I ve II, Tanrıça Kybele adına yapılmış açık hava tapınağı özelliÄŸinde M.Ö.7.yüzyılda yapılmış kaya anıtları ile Asar ve Eski Döğer’de Frig yerleÅŸim yerleri vardır. Roma ve Bizans Dönemi’ne ait kaya yerleÅŸim ve mezar odaları ile kiliseler çevrede oldukça çok görülmektedir.
Synnada: Şuhut ilçe merkezinde bulunan kent, Roma ve Bizans dönemlerinde Frigya’nın başkenti olmuş büyük bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk bir konuma ulaşmış olan kentte, imparator adına ve Hieropolis’le ortaklaşa, gümüş Cistophorus ve bronz sikkeler bastırılmıştır.
Apameia Kibotos Antik Kenti: Bugünkü Dinar ilçesinde bulunan kentin daha önceki adı Kelainai’dir. Roma döneminde Apameia Kibotos adını almıştır. Şehir M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren önemli bir merkez olmuştur. Efes’ten sonra ikinci büyük kent olduğu bilinmektedir. Anıtsal yapıtlardan olan stadyum ve tiyatro kısmen özelliğini koruyarak kalmıştır. Efes’le birlikte bastırdığı bronz sikkeler de vardır. Yarı özerk olarak imparator adına sikkeler bastırmıştır.
Dokimaia Antik Kenti (İscehisar): İscehisar ilçe merkezinde, Makedonyalılar tarafından kurulmuş bir kenttir. Roma döneminde yarı özerk konumuyla, imparator adına bronz kent sikkeleri bastırılmıştır.
Yedi Kapı Kaya YerleÅŸim Yeri: Bolvadin-EmirdaÄŸ karayolu üzerinde, Bolvadin Kemerkaya kasabasının 3 km. kuzeyinde karayolunun 1 km. doÄŸusunda yer almaktadır. Çalışmalar sırasında askeri garnizon veya idari binalar olabileceÄŸi tahmin edilen kayaya oyma kompleks yapı grubu ile halkın sığınak olarak kullandıkları yeraltı kentinin bir bölümü ortaya çıkarılmıştır. Geç Roma ve Erken Bizans Dönemi’ne tarihlenen yerleÅŸimdeki çalışmalar devam etmektedir.
Pentapolis Kentleri
Bruzus: Sandıklı ilçesi Karasandıklı köyünde bulunan kent Pentapolis olarak adlandırılan beş kentten birisidir ve kentlerin kuzeyinde yer almaktadır.
Eucarpeia: Sandıklı ilçesi Emirhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir.
Hierapolis: Sandıklı ilçesi, Koçhisar köyünde bulunan Pentapolis kentlerinden biridir. Aynı zamanda Phrygia Salutaris (Åžifalı Frigya)’nın merkezidir. “Kutsal Kent” olarak adlandırılmıştır.
Otrus: Hocalar ilçesi Yanıkören köyünde kurulmuş Pentapolis kentlerinden biridir.
Stectorıum: Sandıklı ilçesi Menteş kasabasında kurulan Pentapolis kentlerinden biridir.
Ococleia: Åžuhut ilçesi Karacaören köyünde bir kenttir. Roma Dönemi’nde yarı özerk konumuyla, imparator adına ve Bruzus kentiyle ortaklaÅŸa bronz kent sikkeleri bastırmıştır.
Lysias: Şuhut ilçesi Arızlı köyünde bir kenttir.
Metropolis: Dinar ilçesi Tatarlı kasabasında kurulmuş, bir kenttir; Campus Metropolitanus veya Frig Metropolisi adıyla bilinir.
Cidyessus: Sincanlı ilçesi Küçükhöyük kasabasında Höyük mevkiindedir.
Prymnessus: Merkez ilçe Sülün köyünde Frigler tarafından kurulmuş büyük kentlerdendir. Afyon Arkeoloji Müzesinde bulunan devasa boyutlu Herkül heykelinin bulunduğu antik kenttir.
Sanaus: Dazkırı ilçesi Sarıkavak köyünde kurulmuş bulunan bir kenttir.

Kaleler
Afyon Kalesi: Kalenin tarihi M.Ö.1350 yıllarına kadar inmektedir. Kale zirvesinde Ana Tanrıça Kybele’ye adanmış bir çok tapınma yerleri ile 4 adet büyük sarnıç (su çukurları) bulunmaktadır. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad zamanında kale komutanı Ulumar Bedrettin GevhertaÅŸ tarafından onarılmış, ayrıca kaleye küçük bir mescid ile yanına saray yaptırılmıştır.

Sandıklı Kalesi: Germiyanoğulları Sultanı Yakup Bey tarafından yaptırılmış olan kale, Eski Tunç Çağı’ndan beri yerleşim yeri olmuş bir höyük üzerine inşa edilerek üç kat sur ile çevrilmiştir. Günümüze ulaşmış tek parçası, 8-10 metrelik sur duvarıdır.

İscehisar - Kırkinler ve Seydiler Kalesi: İscehisar ilçesi, Seydiler köyü içinde bulunan kale ile Afyon-Ankara karayolunun 32.km. de bulunan Kırkinler kayalığı; Bizans Çağı’nda yapılmış yerleÅŸim yeri, kilise, ÅŸapel ve mezar olarak kullanılmış kaya kütleleri vardır.

Avdalas Kalesi: Afyon Gazlıgöl Kaplıcası’ndan 10 km. uzaklıktaki Ayazini köyündedir. Tüf kayaya oyulmuş çok katlı ve çok odalı sarnıçlı bir kaya kütlesi olup, yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

Bayramaliler Kalesi: İhsaniye ilçesinin Döğer beldesi ile Bayramaliler köyü arasındadır. Bizans döneminde yerleşim yeri olarak kullanılmıştır.

Camiler
Ulu Cami: Camiikebir Caddesi’ndedir. Selçuklu Veziri Sahip Ata Fahrettin Ali’nin oğlu Afyon Sancak Beyi Nasredüddin Hasan tarafından 1273 yılında yaptırılmıştır. Minberi, Emirhaç Bey, süslemeleri ise Nakkaş Mahmut Oğlu Hacı Murat tarafından yapılmıştır. Doğu, kuzey ve batı yönlerinde üç kapısı vardır, minaresi tuğladandır ve 40 ahşap sütun ve başlık üzerine oturtulmuş, düz toprak damlıdır. 1341’de onarılmıştır.

İmaret Camii: 1472 yıllarında Fatih Sultan Mehmet’in vezirlerinden Gedik Ahmet Paşa tarafından Mimar Ayas Ağa’ya yaptırıldığı bilinmektedir ve Osmanlı döneminin en güzel eserlerinden biridir. Üzeri altı sütun üzerine sivri kemerli sekizgen kasnaklı bir kubbeyle örtülüdür. 1795’te onarımı yapılmıştır.

Mısri Camii: Akşemseddin’in halifelerinden Abdurrahim Karahisari adına Şahkancioğlu Evliya Kasım Paşa tarafından 1466 yılında yaptırılmıştır. Tek kubbeli mescit biçimindeyken, sonradan etrafı açık dört kubbeli cemaat bölgesi eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

Ot Pazarı Camii: Tuzpazarı Caddesi’nde, sebze hali (bugünkü Belediye Çarşısı) bitişiğindedir. 1590’da Tellalzade Süleyman Çavuş yaptırmış, yıkılan minaresi 1958’de yenilenmiştir. Kesme taş ve kare planlı tek kubbelidir. Kuzeyde camla kaplı olan son cemaat yeri sonradan eklenmiş olup, üç sivri kemer üzerine üç kubbeyle örtülmüştür. Minaresi tek şerefelidir. Mihrabı sonradan yapılmış ve beyaz mermerle kaplıdır.

Yeni Cami: Çarşı içindedir. 1711 yılında Abdi Çavuş tarafından yaptırılmıştır. 1839 yılında onarılmış ve Yeni Cami adını almıştır. Medresesi günümüzde ilköğretim okulu olarak kullanılmaktadır.

Türbe Camii: 1710 yılında mevlevihane olarak kurulmuştur. 1844 yılında Abdülmecit’in ve 1905 yılında II. Abdülhamit’in emriyle onarılmıştır. Konya dergâhından sonra ikinci dergâh olarak kabul edilmektedir. Günümüzde cami olarak hizmet vermektedir.

Sandıklı Ulu Camii: Sandıklı ilçe merkezinde, çarşı içinde önce mescit iken sonradan camiye dönüştürülmüştür. Cami, Bahaddin Ömer Bin Alaaddin tarafından Mimar Aydemir’e 1379 yılında yaptırılmıştır. Kare planlı tek kubbeli minareli bir yapıdır. Daha sonra da son cemaat yeri eklenmiştir.

Sinan Paşa Camii: Sincanlı ilçesindedir. 1525 yılında Lala Sinan Paşa tarafından yaptırılmıştır. Bahçesinde Lala Sinan Paşa türbesi vardır.

Rüstem Paşa Camii: Bolvadin ilçesindedir. Sadrazam Rüstem Paşa 1500-1560 yıllarında Mimar Sinan’a yaptırmıştır.

Kervansaraylar
İshaklı (Sahipata) Kervansarayı: Sultandağı ilçesinin İshaklı bölgesindedir. 1249 yılında II. İzzettin Keykavus’un vezirlerinden Sahipata Fahrettin Ali tarafından yaptırılmıştır. Kesme taştan yapılan kervansarayın avlusunun etrafında odalar ve ortasında köşk mescidi bulunmaktadır.

Döğer Kervansarayı: İhsaniye ilçesinin Döğer beldesindedir. 1434 yılında II. Murat tarafından yaptırılmıştır. Alt katında ahır, üst katında ise yolcu konaklama odaları bulunmaktadır.

Çay Kervansarayı: Çay ilçesinde bulunan yapı Selçuklu dönemi taş mimarisi örneklerindendir. Avlulu ve kapalı kervansaray tiplerindendir. Avlusu tahrip olmuş, yalnızca kışlık kapalı kısmı ayakta kalmıştır. Merkezde dört fil ayağı ve çevresinde on iki ayak üzerinde tonoz örtülü ışıklıklı, kale görünümlü, kâgir bir yapıdır.

Eğret Kervansarayı: Anıtkaya kasabasındadır. Selçuklu ve Osmanlı kervansaraylarına benzememektedir. Germiyanoğulları dönemi yapıtı olduğu tahmin edilmektedir

MaÄŸaralar
Kurtini Mağarası: Sandıklı ilçesinden 34 km. uzaklıkta, Bökenin yurdu denilen bölgededir. 1700 m. yükseklikte orman içerisinde bulunan mağara tahminen 300 m. uzunluğundadır. Daha uzun olduğu tahmin edilen mağaranın tavanının göçmesiyle ikinci bölüme girilememiştir. Aynı bölgede Menteş kasabasına yakın bir mevkide Oktur Mağarası da bulunmaktadır.

Buzluk Mağarası: 2500 m’yi bulan Sultandağları’nın zirvesindeki mağara, yüzyıllardan beri sadece yaz sıcağında buz eritebilmektedir. Buzluk Mağarası, Sultandağı ilçesine bağlı Dereçine kasabasının güneyinde Sultandağları’nın 2519 m. ile en yüksek yeri olan kuzeybatı zirvelerinde yer alan bir doğa harikasıdır. Sadece yazın çıkılabilmektedir.

İnsuyu Mağarası: Bolvadin’e 7 km. uzaklıkta, Dipes köyü, Karakaya yöresindedir. İki kat ortalama onar metrekarelik odalar halindedir. Sarkıt ve dikitlerle dolu olan mağaradaki berrak ve tatlı suyun bazı akciğer hastalıklarına iyi geldiği söylenmektedir

Kaplıcalar
Önemli Kaplıcları Hüdai Termal Turizm Merkezi, Gazlıgöl Termal Turizm Merkezi ve Ömer ve Gecek Termal Turizm Merkezi’dir.

Posted by admin @ 6:49 pm
Shelved under AFYONTATİLİ

Afyonkarahisar denildiğinde ilk aklan gelenler kaymak ya da sucuktur. Oysa meraları, temiz havası, açık hava müzesi görünümündeki doğası, zengin tarihi, mermer ocakları, kalesi, maden sodası, kaymağı, vişneli ekmek kadayıfı ve tabii insana hayat veren kaplıcaları var. Yani burada hayat var!

Afyonkarahisar doÄŸadan torpilli. Son olarak bir de CumhurbaÅŸkanı çıkaran Afyonkarahisar’a şöyle bir bakacak olursanız yok yok! Sıkılmazsanız sayayım. İlk akla gelen sucuk. Çünkü etrafta mera çok, hava temiz, etler leziz, sucuklar da öyle. İşi biliyorlar. Kentin çevresinde ise doÄŸa adeta açıkhava müzesi… Mermer ocakları da var. İnanılmaz renkte, güzellikte damarlara sahip mermerler dilim dilim kesilmiÅŸ, pahalı banyoları süslemeye hazırlanıyorlar.

Ya Afyon çiçekleri… Kaymak onda, keçe onda, viÅŸneli ekmek kadayıfı onda. Tepede kalesi var, maden sodası, kaplıcası… Afyonkarahisar evleri, Ulu camisi, müzesi, zafer anıtı, lokumu… Ulu önder Atatürk Afyonkarahisar’ın ilçeleri Åžuhut ve Bolvodin’de çalışıp, bugün Antalya kavÅŸağı olarak bilinen yerde BaÅŸkomutan Milli Parkı’nda hareket emrini vermiÅŸ: “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz” demiÅŸ. Bütün bunlar yetmiyormuÅŸ gibi, peri bacaları, maÄŸaralar, kaya kütle ÅŸekiller ve akıllara durgunluk verecek oluÅŸumlar burada da var. Niye Ürgüp, Göreme gibi tanınmıyor? Çünkü bilinmiyor, çünkü yolu bozuk, her otomobil gidemiyor. 4×4 yolu.

Aslanlıkaya, AslantaÅŸ ve İhsaniye’den biraz ilerdeki Üçler kayası, dudak uçuklatır cinsten. Neden daha önce gelmemiÅŸim, yazıklar olsun bana diye dövündüm. Köyde gençler var ve kahvede turist görünce “Gezdirelim mi?” diye soruyorlar. Orhan Tepe’nin rehberliÄŸinde yola çıktık. O kanıksamış, kayaları görünce “Bizim burada bunlardan çok var…” deyip geçiyor. Oysa ben daÄŸ-tepe dolaşıp yıllardır Türkiye’nin ilginç kaya yapısı envanterini çıkarıyorum. Ayazini köyünü sonra gezeceÄŸiz, önce hedef Gazlıgöl kaplıcası diyerek yola çıktım. Çocuk sahibi olmak için adakta bulunan, çocuÄŸu olunca kurban kesermiÅŸ. Koltuk deÄŸneklerini atıp yürüyerek giden, yılan gibi deri deÄŸiÅŸtirip tertemiz bir ciltle dönenlerin çok olduÄŸunu söylüyorlar. Köyün ortasında bir ÅŸadırvan var. Bir çeÅŸmesi soÄŸuk, diÄŸeri sıcak akıyor, suyu içiliyor. BildiÄŸimiz Kızılay sodasının sıcağını düşünün, böbrek taÅŸlarına iyi geliyor. Özellikle de taÅŸları ÅŸua tedavisi ile kırdırıp dökmeye gelenler, fayda görüyor. Etrafta çeÅŸitli havuzlar, bir restoran, Ali Baba’nın mütevazı lokantası, bir de pideci var. Otele yerleÅŸtim. Tok karnına havuza girilmez derler. Bir çoban salata bir yoÄŸurt yiyip, attım kendimi suya. Tüm gün süren ÅŸoför yorgunluÄŸunu anında aldı götürdü. MaÄŸmadan ısınıp gelen iyonlu, mineralli sıcak su dolaşımı, :-):-):-):-)bolizmayı canlandırdı. Bu suda hayat var!

Tarihçesi
Efsaneye göre Kral Midas’ın tüm yalvarış ve yakarışlarının sonunda, bir kız çocuÄŸu olmuÅŸ. Ne var ki, genç kızlık döneminde tüm vücudunu yaralar sarmış ve hiçbir hekimin iyileÅŸtiremediÄŸi hastalık yüzünden aÄŸrılara, acılara dayanamayıp yollara düşmüş, daÄŸ tepe dolaşır olmuÅŸ. Kral Midas da biricik kızını kollamaları için, peÅŸine gözcüler yollamış. Afyonkarahisar il sınırları içinde ÅŸimdi Gazlıgöl’ün bulunduÄŸu yeÅŸillik bölümde su içmek için duran genç kız, yaz aylarının sıcağının etkisiyle, bataklığa aldırmadan koÅŸmuÅŸ. Suyu kana kana içmiÅŸ ve kendini çamurlu suya bırakmış. AÄŸrıları hafiflemiÅŸ ve günlerin yorgunluÄŸu ile oracıkta uyuyakalmış. Uyandığında ise aÄŸrı ve sızılarının yok olduÄŸunu fark etmiÅŸ. O suyun yanında bir hafta kalmış ve iyileÅŸerek saraya geri dönmüş. Kızını merak edip gece gündüz yas tutan Kral Midas, iyileÅŸen kızını tekrar görünce çok sevinmiÅŸ ve iyileÅŸtiren hekimin adını söylemesini, onu hekimbaşı yapacağını söylemiÅŸ. Genç kız kendisini iyileÅŸtirenin hekim deÄŸil, sıcak su olduÄŸunu söyleyince, Kral Midas sıcak suyun bulunduÄŸu yere bir hamam yapılmasını emretmiÅŸ. Bu kaplıcanın, Frigyalılar zamanından bu yana kullanıldığı belirtiliyor.
Kimyasal sınıflandırması bikarbonat, sodyum, karbondioksit ve hidrojen sülfürü olarak yapılan Gazlıgöl kaplıca suyunun içinde; klorür, iyodür, bromür, florür, sülfat, nitrat, nitrit, hidrofosfat, karbonat, bikarbonat ve hidroarsenat gibi iyonlarla, gazlar bulunuyor. Kaplıcanın sıcaklığı ise 64 derece.

Şifa özellikleri
Gazlıgöl kaplıcasında içme ve banyo tedavilerinden başka, suyun bulunduğu kapalı ortamlarda oluşan nemli ve buharlı havayı solumak da tedavi edici özellik taşıyor. Genellikle romatizmal hastalıklar, dolaşım sistemi sendromları adı altında, karaciğer, safrakesesi, mide, bağırsak ağrıları, nevralji, nevrit, saboreik deri hastalıklarında etkili olan kaplıca suyu, kür uygulandığında fayda sağlıyor. Kaplıcada beş adet umumi havuzlu hamam bulunuyor. Biri tarihi ve şifalı içme suyu, diğeri cilt hamamı olarak özel kaynak suyuna sahip. Kalan üç hamamda ise sondaj suyu ve içilebilir şifalı su bulunuyor.

Kaplıcadan yararlanmanın 10 altın kuralı:

1- Kaplıca tedavisi öncesi doktor kontrolü yapılmalı.
2- Kaplıca kürü en az 15, en çok 20 banyo olmalı.
3- Günde sadece bir banyo alınmalı.
4- Banyo suyunun ısısı 37-38 dereceyi geçmemeli.
5- Banyoda kalış süresi 15 dakikayı aşmamalı.
6- Banyo sonrasında 45 dakika yatıp dinlenilmeli.
7- Tok karnına banyoya girilmemeli ve en uygun zaman olan sabah tercih edilmeli.
8- Kaplıca kürü süresince ağır, etli, hamur ve yağlı yememeli. Bol meyve, taze sebze, ızgara, haşlama ve az yağlı yemeli.
9- Kaplıca dışındaki zamanlarda yürüyüş ve egzersiz yapılmalı.
10- En iyi program doktorun tavsiyesini uygulamak olmalı.
Not: SaÄŸlık amaçlı gelenlere, tedavinin etkisini azaltmamak için suyun vücudun üzerinde kalması öneriliyor. Bu nedenle fazla sabunlanmaması tavsiye ediliyor. M.Ö. 3000 yılından günümüze kadar 5000 yıldır yerleÅŸim merkezi olan Gazlıgöl kaplıcası, asıl önemini M.Ö. 7. ve 6. yüzyıllarda Frigler zamanında Frig kralı Midas’ın cilt hastalığına yakalanan kızının iyileÅŸmesiyle kazanmış. Kaplıcanın 10 km doÄŸusunda Ayazini, Bayramaliler, Demirli, Üçlerkayası köyleri ile Döğer Belediyesi’nin bulunduÄŸu kesimlerdeki doÄŸal kaya oluÅŸumlar hayranlık uyandırıyor. Kaya kütleleri üzerinde eÅŸi benzeri görülmeyen Frig dönemi tanrıça figürleri Aslankaya, Kapıkaya, MaltaÅŸ açık hava kaya tapınakları, AslantaÅŸ ve YılantaÅŸ kaya mezarları ilgi çekiyor.

Ayazini
Afyonkarahisar’dan 28 km uzaklıkta EskiÅŸehir devlet karayolundan 4 km kadar doÄŸuda dere yatağının iki yanında yer alan bir kasaba Ayazini. Bölge jeolojik yapı olarak tüf kayalık. Yani yanardaÄŸ lavlarından oluÅŸmuÅŸ yüzey aşınımıyla, kumlu, mikalı toprak araziyi kaplamış. Seydiler köyünden baÅŸlayıp, Döğer bucağına kadar uzanan bu doÄŸal kuÅŸak, Peri Bacaları ile kaplanmış. Hititler’den günümüze gelen tarih birikimi, Ayazini köyünde görülebiliyor. Roma, Bizans dönemlerinde Metropolis (Büyük ÅŸehir) adını alan dini merkezde, kaya oluÅŸumları içinde oyularak yapılmış büyük kilise, mezar odaları ve kaleye rastlanıyor. Birbirine baÄŸlantılı çok katlı kaya oyma yapılara en güzel örnek, Ayazini köyü içinde yer alan “Avdalaz Kalesi”.

Oyma kilise
Ayazini stilinde muntazam planlı oldukça büyük ölçekli oyma kilisede, hamam tipinde ve yıkılmış 6 direk var. Kemer biçimli kilisenin planını çıkaran Amerikalı arkeologlar bir yana, ziyaretçiler de köyü sık sık geziyorlar. Aydınlatma amacıyla kullanılan meÅŸalelerin isiyle simsiyah bir görünüm sergileyen tavan kubbeleri ve kemerlerde, haç kabartma ve yazılara rastlanıyor. Dünyada örneÄŸine sadece Konya, Mersin ve Ayazini’nde rastlanan kilisenin ses akustiÄŸi ise tek kelimeyle muhteÅŸem. Ayazini köyünde kaya oyma mezar odaları ve kaya kütleleri ilgi çekerken, son 3 yıldır 21 Mayıs tarihinde Ayazini turizm ÅŸenlikleri yapılıyor ve büyük ilgi görüyor.

Posted by admin @ 10:32 am
Shelved under AFYONTATİLİ

Afyonkarahisar İli, Türkiye’nin Ege Bölgesi’nde İç Batı Anadolu kısmında yer alan bir ilidir.

CoÄŸrafya

Türkiye Cumhuriyetinin 81 ilinden biri olan Afyon Karahisar ili, Anadolu yarımadasının batıya yakın ortasın ve Ege Bölgesinin iç kesiminde yer alır. İç Anadolu yaylasının Ege kıyılarına açılan bir eÅŸiÄŸi, bir geçidi durumundadır. Çevresinde EskiÅŸehir, Konya, Isparta, Denizli, UÅŸak ve Kütahya illeri bulunur. Kuzey DoÄŸudan Güney Batıya uzandıkça alçalan ovaları ile hem Orta Anadolu’dan ve hem de Ege Bölgesinden sayılır. En Kuzeyde EskiÅŸehir sınırından, en Güneyde Denizli sınırına kadar Kuzey DoÄŸudan Güney Batıya uzunluÄŸu 210 kilometredir. Eni ise Kütahya sınırından Isparta sınırına kadar Kuzey Batıdan Güney DoÄŸuya 112 kilometredir. Denizli’ye doÄŸru incelerek eni 20 kilometreye kadar düşer, bir parça halindedir.

İlin diğer komşu illerle sınırları; Eskişehir ile 12, Konya ile 96, Isparta ile 152, Denizli ile 128, Uşak ile 72 ve Kütahya ile 48 kilometre olup, sınırlarının toplam uzunluğu 616 kilometredir.

İlin dünya yuvarlağında yeri ise; yaklaşık olarak Londra’ya göre 29 derece 40 dakika’dan 31 derece 40 dakika doÄŸu meridyenleri (Tul Daireleri) ile 37 derece 48dakida’dan 39 derece 15 dakika paralel (arz dairesi) arasında kuzey yarım küresinde yer almıştır. Yüzölçümü 14.555 kilometre karedir. Bu geniÅŸlik, Türkiye yüz ölçümüne oranla %2 dir. Sınırları çoÄŸunlukla daÄŸlarla sınırlanmıştır.

2000 yılnda 800 bini aşan nüfusu 2007 yılı kesin olmayan verilere göre 700 binin altında kalmıştır.

İç Anadolu iklim özellikleri görülen Afyonkarahisar’da yıllık sıcaklık ortalaması 11,2 oC’dir.

Kısa tarihçe

BilindiÄŸi kadarıyla ilk olarak Hitit egemenliÄŸinde olan Afyonkarahisar toprakları, sonra sırası ile Frigya ve Lidya egemenliÄŸine geçti.[1] Daha sonra M.Ö. 6 yüzyılda Pers egemenliÄŸine giren Afyonkarahisar’ı Büyük İskender fethetti. Onun ölümünden sonra Selevkos ve Bergama Krallıkları’nın egemenliÄŸine giren topraklar, daha sonra Roma İmparatorluÄŸu topraklarına katıldı. KutalmışoÄŸlu Süleyman Åžah’ın fethiyle ilk kez Türk egemenliÄŸine giren topraklar, 1. Haçlı Seferi sırasındaki Hristiyan egemenliÄŸininden sonra Alaaddin Keykubat tarafından yeniden Türk yönetimine alındı. 13. yüzyılda GermiyanoÄŸullları’nın egemenliÄŸinde olan bölge, sonra Osmanlı İmparatorluÄŸu yönetimine girdi.

İlçeleri

İlçeleri Afyonkarahisar

İlçeleri Afyonkarahisar

  • BaÅŸmakçı
  • Bayat
  • Bolvadin
  • Çay
  • Çobanlar
  • Dazkırı
  • Dinar
  • EmirdaÄŸ
  • Evciler
  • Hocalar
  • İhsaniye
  • İscehisar
  • Kızılören
  • Sandıklı
  • SinanpaÅŸa
  • Sultandağı
  • Åžuhut