Posted by admin @ 11:28 am
Shelved under ADANATATİLİ

KIRMITLI KUŞ CENNETİ

Osmaniye’nin Kırmıtlı Beldesi’nde, Ceyhan Nehri yakınındaki, kum ocaklarının da bulunduÄŸu yer, 4 yıl öncesinde yaÅŸanan taÅŸkınlar sonrasında sulak alana dönüşünce, kuÅŸlar, göç yolu üzerindeki bölgeyi konaklama ve üreme merkezi haline dönüştürdü.

Kırmıtlı Beldesi Belediye BaÅŸkanı Ali Murtaza DoÄŸan ise DoÄŸa DerneÄŸi ekiplerini 6 aylık araÅŸtırmaları sonucu baÅŸta İzmir yalıçapkını, kızıl sırtlı örümcek kuÅŸu, karabaÅŸlı kiraz kuÅŸu, saz delicesi, kız kuÅŸu, karabaÅŸlı martı, Arap bülbülü, gece balıkçılı, kızıl ÅŸahin gibi aralarında nesli tükenme riski bulunun 100′e yakın kuÅŸ türünün bulunduÄŸunun anlaşıldığını kaydetti.

BELDEDE ve CEYHAN NEHRİ KIYISINDA BULUNAN KUŞLAR:

1- Küçük Balıkçıl
2- Sığır Balıkçılı
3-Gri Balıkçıl
4-Küçük Balaban
5-Alaca Yalıçapkını
6-Yalı Çapkını
7- Kız Kuşu
8- Mahmuzlı Kız Kuşu
9- Küçük Batağan
10- Gece Balıkçılı
11- YeÅŸil BaÅŸ
12-Kaşık Gaga
13-Kıl Kuyruk
14- Çıkrıkçın
15-Karabatak
16- Saz tavuÄŸu
17-Saz Horozu
18-Arı Kuşu
19- Gök kuzgun
20- Karabaş Martı
21- Martı
22- Saz Delicesi
23- Küçük Orman Kartalı
24- Yılan Kartalı
25- Åžahin
26- Ak Kuyruk Sallayan
27- Karatavuk
28-Karabaşlı Kiraz Kuşu
29-Kızıl Sırtlı Örümcek Kuşu
30-Saka
31- Arap Bülbülü
32- İbikli Toygar
33- İbibik
34- Sığırcık
35- Kumru
36- TaÅŸ KuÅŸu
37- Büyük Saz Kamışçını
38- Kum Kırlangıcı
39- Kırlangıç
40- Tarla kuÅŸu

Kırmıtlı Beldesine Ulaşım İçin

Posted by admin @ 6:00 pm
Shelved under ADANATATİLİ

Ortadoğunun en büyük camisi - Adana Sabancı Merkez Camii

Ortadoğunun en büyük camii- Adana Sabancı Merkez Camii

Adana Eskibaraj'dan kent görünümü

Adana eski barajdan kent görünümü

Genel Bilgiler [deÄŸiÅŸtir]Adana, Türkiye’nin güneyinde Akdeniz Bölgesi’nin DoÄŸu Akdeniz Bölümü’nde yer alan 14.030 km² yüz ölçümüne ve 3.000.000 gayriresmi nüfusa (DİE, 2000 yılı nüfus sayımına göre 1.849.478) sahip bir ildir.

Adana ili, yönetsel olarak 13 ilçe, 9 bucak ve 547 köyden oluÅŸmaktadır. Adana ili ve il merkezi Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim bölgelerinden olan Çukurova Deltası’nda yer alır ve esas olarak geliÅŸimi ve ekonomisi tarımsal üretim ve tarıma dayalı endüstri yoÄŸunlukludur. Adana kenti, Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin oluÅŸturduÄŸu Çukurova Deltası’ndan kuzeydeki daÄŸlara doÄŸru hafif bir eÄŸimle yükselen alüvyal dolgu taraçalardan biri üzerinde, denizden yaklaşık 40 km içeride (ve kuzeyde) kurulmuÅŸtur. Denizden yüksekliÄŸi il merkezinde 23 m’dir. Seyhan Nehri, bu düzlükte bir kaç metre gömülmüş geniÅŸ bir yatak içinde kentin kuzeyinden güneyine akar. Irmakla kentin kurulduÄŸu düzlük arasındaki düzey farkının azlığından doÄŸan sel baskınları, Seyhan Barajı’nın yapımından sonra hemen hemen ortadan kalkmıştır. Adana kentinin çekirdeÄŸini, sırtını doÄŸuda Seyhan ırmağına dayamış olan TepebaÄŸ yükseltisinin çevresindeki dairesel yerleÅŸim oluÅŸturur.

Roma döneminden kalma TaÅŸ Köprü, burayı Seyhan’ın sol kıyısına baÄŸlar. Uzun süre orta halli bir taÅŸra kenti özelliÄŸini koruyan, nüfusu 20.000-30.000 arası olan Adana; 19. yy’ın ikinci yarısında geliÅŸmeye baÅŸladı. Bu geliÅŸme özellikle 1950′den sonra hızlanarak Adana’ya bugünkü büyük kent özelliÄŸini kazandırdı. 1886′da, kent, demir yoluyla Mersin Limanı’na baÄŸlandı. Hicaz Demiryolu Birinci Dünya Savaşı yıllarında Torosları aÅŸarak Adana’ya ulaÅŸtı. Bu geliÅŸmeler sonucu kent, özellikle 1950′den sonra eski çekirdeÄŸin çevresinde daha çok Kuzey-Batı’daki istasyona ve batıya doÄŸru olmak üzere hızla yayıldı, çekirdek bölümde kimi düzenlemeler yapıldı. Planlı yeni mahalleler kuruldu, geniÅŸ caddeler ve parklar açıldı. Bu geliÅŸmeler sırasında büyüme Seyhan’ın sol yakasına taÅŸtı. Türkiye’deki kentleÅŸme sürecinin en hızlı olduÄŸu yerleÅŸmelerden biri olan Adana, Akdeniz Bölgesi’nin ticaret, sanayi ve sermaye piyasası bakımlarından en önemli merkezidir. GeliÅŸmiÅŸ bir yol ÅŸebekesinin kavÅŸak noktası olan Adana’da, havaalanı, çeÅŸitli düzeyde eÄŸitim kurumları, Çukurova Üniversitesi ve Devlet Güzel Sanatlar Galerisi vardır.

Tarihsel GeliÅŸimi

Eski Çağlarda Adana

Tarihi araÅŸtırmalardan elde edilen bilgilere göre, Çukurova, Yontma TaÅŸ Devrinden bu yana yerleÅŸim yeri olmuÅŸtur. Çukurova’nın en eski yerleÅŸim merkezlerinden biri TepebaÄŸ Höyüğü ilk çaÄŸlardan kalmadır. Höyükte rastlanan surlarla çevrili kent çekirdeÄŸi burada Neolitik çaÄŸda yaÅŸayan kent dönemine ışık tutmaktadır. TepebaÄŸ’ın güneyinde TaÅŸ Köprü’nün bitiÅŸÄŸinde eski kale yıktırılarak yerine Adana Kalesi yaptırılmıştır. Bu kaleyi daha sonra Mehmet Ali PaÅŸa yıktırmıştır. 1553′te baÅŸlayan RamazanoÄŸulları devrinde, kent oldukça büyümüş bu dönemde Ulucami Tuzzhanı, YaÄŸ Camii gibi eserler yapılmıştır. Adana, Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinden Osmanlılar’a baÄŸlanmış, 1608′de eyalet olmuÅŸtur. Sırasıyla Konya, Malatya, Åžam, Halep eyaletlerine baÄŸlı kalmıştır. Bir ara Kıbrıs’tan da idare edilmiÅŸ, 1867′de vilayet bundan sonra da Adana SancaÄŸi’nın merkez ilçesi olmuÅŸtur. Bu durum Fransız iÅŸgaline kadar sürmüştür. İşgal sırasında vilayet merkezi Pozantıya nakledilmiÅŸ, iÅŸgal sona erince Adana yeniden vilayet merkezi olmuÅŸtur. Cumhuriyet, devrinde çok geliÅŸmiÅŸtir.

Eski ÇaÄŸlarda Adana’ya Egemen OlmuÅŸ Gruplar

Luvi Krallığı (M.Ö.1900) , Arzava Krallığı (M.Ö. 1500-1333) , Hitit Krallığı (M.Ö. 1900-1200), Kue Krallığı (M.Ö.1190-713), Asur Krallığı (M.Ö. 713-663) , Pers Satraplığı (M.Ö.612-333), Helenistik Dönem (M.Ö. 333-323) Selökidler (M.Ö. 312-133), Korsanlar Dönemi (M.Ö. 178-112), Romalılar (M.Ö.112-M.S. 395)

Orta ÇaÄŸda Adana’ya Egemen OlmuÅŸ Gruplar

Bizanslılar (M.S. 395-638), İslam Devri, Selçuklular, Ermeni Krallığı

Yeni Çağda Adana Mısır Türk Memlukları, Ramazanoğulları, Osmanlılar.

Kurtuluş Savaşı ve İşgaller Dönemi

Kayıplara sebep olan I. Dünya Savaşı, siyasi ve ekonomik üstünlük için birbirleri ile mücadeleye giriÅŸen Avrupa devletleri arasında ve Avrupa’da çıkmıştır. Kısa zamanda mücadele bütün kıtalara yayılmış ve Osmanlı imparatorluÄŸu da bu savaşın içine sürüklenmiÅŸtir. Sonunda imparatorluk çökmüş toprakları parçalanmış, anayurt bile düşman istilası altında kalmıştır. BeÅŸ cephede birden ve pek çok devlete karşı savaÅŸmak zorunda bırakılan Osmanlı Devleti, Mondros AteÅŸkes AntlaÅŸması ile imparatorluk topraklarının pek çoÄŸunu düşmana bırakarak çekilmiÅŸtir. İşte bu dönemde Suriye Cephesinde kalan Türk birliÄŸi, o cephede Yıldırım Orduları komutanı olarak bulunan Mustafa Kemal idaresinde Halep’e çekilerek, tamamen yok edilmekten kurtarılmıştır. Zamanın sadrazamı İzzet PaÅŸa tarafından, o sırada grup komutanı Liman Von Sanders’ten (Alman Komutanı) elindeki tüm grup komuta ve koordinasyon yetkisini Mustafa Kemal PaÅŸa’ya devretmesi bildirilmiÅŸ ve bu devir-teslim iÅŸlerini gerçekleÅŸtirmek için 31 Ekim 1918′de Mustafa Kemal PaÅŸa Adana’ya gelmiÅŸtir. Liman Von Sanders PaÅŸa’nın Yenildik…bizim için her ÅŸey bitti sözüne karşılık, yetkiyi teslim alan Mustafa Kemal PaÅŸa SavaÅŸ müttefikler için bitmiÅŸ olabilir ama bizi ilgilendiren savaÅŸ, kendi istiklalimizin savaşı, ancak ÅŸimdi baÅŸlıyor karşılığını vermiÅŸtir. İşte bu sözlerin özetlediÄŸi ve vurguladığı mücadele yılları 1922′ye hatta politik anlaÅŸmaların bitimine kadar yani 1923′e kadar sürmüştür.

Toros geçitlerini tutmaya çalışan Bnb. Menil komutasındaki Fransız taburu, milli kuvvetler karşısında tutunamayarak kaçmaya çalışmış, ancak KaraboÄŸazı’nda çevrilerek esir alınmıştır. İşte Fransız taburunu esir alan 40 kiÅŸilik Kahraman Milis Müfrezesi Bucak Köyü’nde görülüyor.

Mustafa Kemal PaÅŸa 31 Ekim 1918′de geldiÄŸi Adana’da 11 gün kalmış, etrafın ve halkın durumunu inceleyerek bunu Genel Kurmay BaÅŸkanlığı’na bildirmiÅŸtir. Bu telgraflarda sadece mevcut durum deÄŸil, ileriye dönük düşünce ve uyarılar da yer almıştır.

İskenderun’a asker çıkararak iÅŸgal teÅŸebbüsünde bulunurlarsa ingilizlere ateÅŸ açılacağını zamanın hükümet ve baÅŸbakanına telgrafla bildiren Mustafa Kemal PaÅŸa, aynı zamanda kendine baÄŸlı kumandalara da benzer bir emir vermiÅŸtir. Verilen emre göre denizden İskenderun’a çıkartma yapmak isteyen İngiliz ve Fransızlar’a ateÅŸle karşı konulacaktır. Tarihi açıdan bakılacak olursa, Adana’dan verilen bu ilk emir Türk KurtuluÅŸ Savaşı’nın ilk emridir. Nitekim, 15 Mart 1923′te Adana’ya tekrar gelen Mustafa Kemal PaÅŸa bu durunu ÅŸu sözleriyle toplum ve tarih önünde kanıtlamıştır:

Bende bu vekayiin ilk hiss-i teÅŸebbüsü bu memlekette, bu güzel Adana’da vücut bulmuÅŸtur.

Adana’dan İstanbul’a gönderilen telgrafların hiçbir olumlu etkisi olmadığı gibi, kısa bir süre sonra Yıldırım Orduları Grubu ve 7. Ordu Karargahı laÄŸvedilmiÅŸ ve Mustafa Kemal PaÅŸa İstanbul’a çaÄŸrılmıştır.

Adanalılar, İstanbul Hükümetinin 23 Kasım 1918 tarihli, Adana ve dolaylarının boÅŸaltılmasını zorunlu kılan kararını büyük tepki ile karşılamışlardır. Durumu protesto eden, böyle bir harekatın yaratacağı vahim hadiseleri vurgulayan bir telgraf dönemin İçiÅŸleri Bakanına yollanmıştır. Kısa bir süre sonra iÅŸgal kuvvetleri Mersin limanından Çukurova’ya girmiÅŸ, tüm kilit noktaları kontrol altına almış ve sonra Adana’yı iÅŸgal etmiÅŸlerdir. Bu iÅŸgal sırasında Türklere ait bütün sembol, arma, iÅŸaret ve levhalar yok edilmiÅŸ ve sistemli ÅŸekilde Türk halkının soykırımı yoluna gidilmiÅŸtir. Fransıs iÅŸgal kuvvetleri tarafından yine çok planlı ve katı bir ÅŸekilde uygulanan diÄŸer bir iÅŸlem de Adana, Çukurova ve civarı bölgelere Ermenilerin yerleÅŸtirilmesi olmuÅŸtur. 1915 yıllarında yani I. Dünya Savaşı sırasında Anadolu’nun DoÄŸu yöresinde isyan eden Türk halkını öldürüp, iÅŸkence eden ve Ruslara yardım ederek ülke içinde 5. kol olarak çalışan Ermenilerin 1915 tarihli Tehcir Kanunu ile Suriye’ye zorunlu göçleri saÄŸlanmıştır. 1918′de Adana ve Çukurova’yı iÅŸgal eden Fransızlar kendi birlikleri içinde özellikle Ermeni askerleri getirdikleri gibi, Suriye’den 70 bin Ermeniyi Adana’ya, 12 binini Dörtyol’a, 8 binini Saimbeyli’ye yerleÅŸtirmiÅŸlerdir. Hatta Antep ve MaraÅŸ çevresine de 50 binden fazla Ermeni getirilmiÅŸtir. Bütün bu gayretler adeta I. Haçlı Seferi sırasında olduÄŸu gibi yine Avrupa devletlerine bu bölgede ileri karokol görevini görecek bir Ermeni Krallığının yeniden oluÅŸturulması içindi. 1918-1919 yıllarında Adana’da tam bir terör ve cinayet dönemi yaÅŸanmıştır.

Bunlar arasında AbdiaÄŸa ÇiftliÄŸi Olayları, ÅŸehir içi cinayetleri, TaÅŸköprü’de Türklerin çarmıha geriliÅŸi ve kırbaçlanarak öldürülüşü gibi olaylar toplum ÅŸuurundan ve hatırasından çıkmayacak olaylar haline gelmiÅŸtir. Bunca terör ve baskı arasında Adana ve yöredeki Türkler, örgütlenerek Kilikya Milli Kuvvetler TeÅŸkilatını oluÅŸturmuÅŸlardır. Çukurova, bölgelere ayrılarak, her bölgeye milis kuvvetleri ve komutanı atanmış ve bölge bölge tüm yöre bu milli direnme ve mücadele teÅŸkilatının denetimine girmiÅŸtir. Åžubat 1920′den itibaren milli kuvvetler düşmana karşı zaferler kazanmaya baÅŸlamış ve her zafer daha iyi bir örgütlenme ve daha yüksek bir moral kuvveti saÄŸlamıştır.1920′de Toroslar’dan Fransızlara saldırı baÅŸlatılmıştır. Sonuçta 27 Mayıs 1920′de Fransız orduları komutanı Menil, milli kuvvetler tarafından esir alınmıştır. Kar BoÄŸazı Olayı olarak bilinen olay, Kuvayi Milliyenin ilk siyasi zaferidir. Bunu takiben 28 Mayıs 1920′de Fransızlar Mersin-Adana hattına çekilmiÅŸler ve kuzey Çukurova (Kozan ve diÄŸer daÄŸlık bölgeler) tamamen kurtarılmıştır. Düzlük, ovalık yörelerde Ermeniler zulüm ve ÅŸiddeti artırmışlar ve sayısıs cinayetler iÅŸlemiÅŸlerdir. 10 Temmuz 1920′de Ermeniler tarafından Türklere karşı büyük bir ÅŸiddet ve soykırım harekatına giriÅŸilmiÅŸ ve bu harekat sonucu onbinlerce Türk Toroslara doÄŸru kaçmıştır. Dörtgün süren bu hareket tarihte Kaç Kaç olayı olarak isimlendirilmiÅŸtir. 5 AÄŸustos 1920′de Mustafa Kemal PaÅŸa, Fevzi Bey (Çakmak) ve milletvekilleri Pozantıya gelmiÅŸ ve orayı il haline getirerek Pozantı Kongresini yapmışlardır.

Daha büyük direniÅŸe geçen Türkler çok büyük kayıplar vermiÅŸlerdir. Buna raÄŸmen Kasım 1920 sonlarında Fransızları ağır yenilgiye uÄŸratmayı baÅŸarmışlardır. Sonuç olarak Fransa, T.B.M.M. hükümetini resmen tanıyarak barış yoluna gitmiÅŸtir. Türk-Fransız barış anlaÅŸması, 20 Ekim 1921′de Ankara’da yapılmıştır. Bu anlaÅŸma gereÄŸince 5 Ocak 1922′de Fransızlar Çukurova’dan tamamen (getirdikleri Ermenileri de beraberinde götürerek) çekilmiÅŸlerdir. Fransızlarla gidemeyen veya yerli olan Ermeniler de bölgeden kaçmışlardır. Bunlardan 120 bini tekrar Suriye’ye, 30 bini Kıbrıs veya İstanbul’a gitmiÅŸlerdir. 5 Ocak 1922 kurtuluÅŸunu kutlama amacı ile Büyük Saat ile Ulu Camii arasına çok büyük bir bayrak çekilmiÅŸ ve daha sonra bu bayrak çekilmesi olayı il’in kurtuluÅŸ günlerinde tekrarlanmıştır. Bayrak Adana’nın simgesi haline gelmiÅŸtir. Adana ve Çukurova halkı milli kuvvetlere katılarak yurdun diÄŸer cephelerinde de çarpışmış ve anavatanı düşmandan kurtarma mücadelesinde sonuna kadar yer almışlardır.

Atatürk’ün Adana Seyahatleri Atatürk Cumhuriyetin kuruluÅŸundan önce üç defa, Cumhuriyet’in ilanından sonra altı defa olmak üzere Adana’ya dokuz defa gelmiÅŸtir.

Turizm

Adana’da her uygarlık kendi kültür çeÅŸitliliÄŸini bir sonrakine aktararak bir kültür mozaiÄŸi oluÅŸturmuÅŸtur. Hititler, Romalılar, Araplar, Selçuklular, RamazanoÄŸulları, Osmanlılar, Türkmen ve Yörük aÅŸiretlerinin yöre kültürünün çeÅŸitlenmesine katkıları olmuÅŸtur. Özellikle 19. ve 20. yüzyıllarda Adana ovasında yerleÅŸimin yoÄŸunlaÅŸmasıyla tarımda ve sanayileÅŸmede büyük atılımların olması, yörenin kültüründe büyük deÄŸiÅŸiklikler yaratmıştır.

İlçelerde Bulunan Tarihi Eserler

Aladağ Akören Kalesi, Mazılık Ören Yeri ve Kalesi, Postyağbasan Kalesi, 3 adet Kilise

Ceyhan

  • Kurtkulağı Kervansarayı, 1711′de yapılmıştır.
  • Yılankale, Kilisesi ve sarnıcı bulunan kale Åžahmeran Kale olarak da anılmaktadır.
  • Ulu Cami, 1868′de yapılmıştır. Sirkeli Höyüğü, TepebaÄŸ’dan sonra bölgenin en büyük höyüğüdür.
  • Muradiye Cami, 1912-1720 yılları arasında yaptırılmıştır.
  • Durhasan Türbesi, 1717-1720 yılları arasında yaptırılmıştır.
  • Dumlu Kalesi, Asur, Pers, Roma kalıntılarına rastlanmaktadır.

Feke

  • Feke kalesi, 12.yüzyılda Bizanslılar tarafından yapıldığı sanılmaktadır.

Karaisalı

  • Milvan Kale, Karakılıç köyü yakınlarında bulunmaktadır.

KarataÅŸ

  • Yanık Kilise (Karakilise Kalıntısı), Romalılar tarafından yapılmıştır.
  • Antik Magarsus Kilisesi, Romalılar döneminde yapılmıştır.
  • Menzil Hanı Kalıntısı, Osmanlılar tarafından 1782 yılında yaptırılmıştır.
  • Tarihi Han Kalıntısı, Osmanlılar 1608 de yaptırmıştır.
  • Amfi Tiyatro, Romalılardan kalma tiyatro kalıntılarıdır.

Kozan

  • Kozan Kalesi, Asurlular tarafından yapılmıştır.
  • Bucak Kalesi, OrtaçaÄŸ döneminde yapılmıştır.
  • HoÅŸkadem Cami, Mısır Kölemen Sultanı Abdullah HoÅŸkadem tarafından 1448 yılında yaptırılmıştır.
  • Pelesel Manastırı Kalıntıları, Ermeniler tarafından yaptırılmıştır.
  • Anavarza Kalesi ve Kalıntıları, M.Ö. 9. yy. Da Asurlular tarafından yapılmıştır. Romalılardan kalma iki su kemeri, tiyatro,saray, tapınak, hamam kalıntıları, kaya mezarları, frenkslerle süslenmiÅŸ mezarlarkilise ve sarnıç bulunmaktadır.

Pozantı

  • Kızıl Tabya, Mısırlı İbrahim PaÅŸa tarafından yaptırılmıştır.
  • Ak Tabya, Mısırlı İbrahim PaÅŸa tarafından yaptırılmıştır.
  • Yakarpınar Köprüsü, Yörenin en eski köprüsüdür.
  • AnaÅŸka Kalesi, Müslüman ve Araplarca “Rus-NuÅŸ-Sekaribu”diye de bilinir.

Saimbeyli

  • Saimbeyli Kalesi, OrtaçaÄŸ da yapılmıştır.” Kara Kilise” de denir.

Seyhan

  • TepebaÄŸ Höyüğü, Bölgenin en büyük höyüğüdür.
  • TaÅŸköprü, 117-138 yıllarında yaptırılmıştır.Åžehir merkezindedir.319 metre uzunluÄŸundadır.
  • Bebekli Kilise, Saint Paul Katolik kilisesidir. 1880-1890 yıllarında yapılmıştır.
  • Saat Kulesi, 1881′de yaptırılmıştır.
  • Bedesten, RamazanoÄŸulları tarafından 16. yy. da yaptırılmıştır.
  • Ulu Cami, RamazanoÄŸulları tarafından 1541 yılında yaptırılmıştır.
  • YaÄŸ Cami, 1501 yılında kilise iken camiye çevrilmiÅŸtir.
  • Yeni Cami, 1724 yılında yaptırılmıştır.
  • Kemeraltı Cami, 1599 yılında yaptırılmıştır.
  • Akça Mescit (AÄŸca Mescit), 1489 yılında yaptırılmıştır.
  • Çarşı Hamamı, 1529 yılında yaptırılmıştır.
  • Irmak Hamamı, Eski bir Roma hamamı üzerine yaptırılmıştır.
  • Gön Hanı Kapısı, Adana Arastası ile yan yanadır. Bugün sadece birkapı bulunmaktadır.
  • Bahri PaÅŸa ÇeÅŸmesi, 1890′da yaptırılan ve imar çalışmaları nedeniylekaldırılan çeÅŸmenin aynısı 1993 yılında yeniden yaptırılmıştır.
  • RamazanoÄŸlu Konağı ve Harem Dairesi, 1489 yılında yaptırılmıştır.
  • HasanaÄŸa Cami ( Hasan Kethüda), 1558 yılında yaptırılmıştır.

Tufanbeyli

  • Åžar Harabeleri, Tarihte Hititlerin merkeziydi.
  • Amfi Tiyatro, Romalılardan kalmadır.
  • Kilise Kalıntıları, Bizanslılardan kalmadır.
  • Kaya Kabartmaları, Kaya Kabartmaları: Hititliler tarafından yapılmıştır.

Yumurtalık Ayas Kalesi, Süleyman Kulesi, Markopolo İskelesi

Yüreğir (Misis, Mopsuhestia) İlk ve ortaçağda önemli bir yerleşim merkezi olan Yüreğir ve yöresinde eski eser olarak köprü ve höyük, yer mozaikleri ve su kemerleri, hamam ve kervansaray bulunmaktadır.