Posted by admin @ 6:33 pm

İngiltere (İngilizce: England), Batı Avrupa’da bulunan Büyük Britanya adasındaki BirleÅŸik Krallığa baÄŸlı devlet.

İngiltere’nin baÄŸlı olduÄŸu BirleÅŸik Krallık, Büyük Britanya adası ülkeleri (İngiltere, Galler ve İskoçya) ile İrlanda Adası ‘nda yer alan Kuzey İrlanda ‘dan oluÅŸur. Adı, 5. yüzyıl’da Saksonlar ‘la birlikte adayı istila eden Germen halkı Angıllar ‘dan kaynaklanır ve günümüzde zaman zaman, BirleÅŸik Krallık adı yerine de kullanılır.

Resim:LocationEngland.PNG

CoÄŸrafya

Kuzey-güney doÄŸrultusunda uzun bir ada olan Büyük Britanya’nın batı kesimi genellikle daÄŸlıktır. Ancak yükseklikler fazla deÄŸildir. İskoçya’da Ben Nevis Tepesi 1.340 m, Galler’de Snowdown Tepesi 1.084 m’dir. Bütün ada hafif tepelerle düzlükler halinde uzayan çayır ve aÄŸaçlıklarla kaplı yeÅŸil bir ülkedir. İklim batıdan gelen okyanus etkisiyle yumuÅŸak ve nemlidir. Batı kesimi daha çok yağış alır. Yıllık yağışlar 700-1.200 mm arasında deÄŸiÅŸir. Mevsimler arası sıcaklık farkı da çok azdır (Londra’da Ocak ayı ortalaması 5 °C, Temmuz ayı ortalaması 16,7 °C). Adanın en geniÅŸ yeri 130 km’yi geçmediÄŸi için ırmaklar kısadır. En önemli ırmaklar Thames, Trene, Severn’dir.

Nüfus

İngiltere kalabalık bir ülkedir (km² başına 377 kiÅŸi). Nüfus 18. ve 19. yüzyıllarda çok artmış, ülke bu nüfusu besleyemediÄŸi için halkın bir bölümü Amerika’ya göçmüştür. Günümüzde, doÄŸumların azalması nedeniyle (binde 14′ten az) nüfus artışı durmuÅŸ gibidir. Ülkede %2′ye varan yoÄŸunlukta yabancı (Zenci, İrlandalı, Hintli, Pakistanlı, Kıbrıslı vb.) bulunmaktadır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra sömürgelerin elden çıkması ve ekonomik bunalımın büyümesi sonucunda İngilizler ile azınlıklar arasında boyutları çatışmalara varan bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Nüfus dağılışı oldukça dengesizdir. DaÄŸlık kesimler hemen hemen ıssız gibidir. Tarım bölgeleri buralara oranla kalabalıktır. Nüfusun büyük çoÄŸunluÄŸu sanayi merkezi olan kentlerde toplanmış durumdadır (kentleÅŸme oranı %90). Bu durumuyla İngiltere dünyada kentleÅŸme oranı en yüksek ülkedir. Nüfusun %40′ı yüzölçümü ülkenin %4′ü kadar olan ve içlerinde altısının nüfusu milyonu aÅŸan birbirine yakın kentler de bulunmaktadır.

Ekonomi

Çalışan nüfusun %40′ını endüstri kollarındakiler oluÅŸturur. İngiltere endüstri devrimini Avrupa’da ilk gerçekleÅŸtiren ülkedir. Endüstri 18. yüzyıl’ın ikinci yarısında zengin taÅŸ kömürü yataklarının iÅŸletilmesiyle baÅŸlamıştır. Günümüzde taÅŸkömürü üretimi azalmıştır (yılda 122 Mt) ve hepsi iç tüketimde kullanılmaktadır. Enerjinin ancak üçte biri kömürden saÄŸlanmaktadır. Buna karşılık hidrokarbon üretimi artmıştır. Bunun önemli bir bölümü (53 Mt petrol, 40 milyar doÄŸalgaz) Kuzey Denizi’nden çıkartılmaktadır. Yine de yılda 20 Mt petrol dışalımı yapılmaktadır. Elektrik üretimi 288 milyar KWh’yi bulur ve bunun 37 KWh’si nükleer santrallardan saÄŸlanır. Çelik üretimi, çoÄŸu dışarıdan satın alınan demir cevherinden olmak üzere yılda 20 Mt kadardır. Gemi yapımı ve motorlu taşıt endüstrileri çok geliÅŸmiÅŸtir (2 milyona yakın taşıt, bunun %80′i binek otosu). Uçak sanayi ile birlikte daha birçok sanayi dalını bunlara eklemek gerekir (takım tezgahları, tarım ve demiryolu makineleri, elektrikli makineler vb.)

En eski endüstri kolu tekstildir. Ancak eski önemini yitirmiş durumdadır. Bununla birlikte dışarıdan alınan pamuk ve hem yerli hem ithal yünle yılda 90.000 ton pamuklu, 185.000 ton yünlü üretilmektedir. Sentetik tekstil üretimi ise 400.000 ton dolayındadır. Kimya endüstrisi tekstile göre daha yeni olmasına karşın büyük bir hızla gelişmiştir. Petrokimya sanayinin (plastik madde, sentetik iplik, kauçuk, vb.) önemi de diğer kimya dallarına (gübre, boya, sabun, vb. üretimi) göre daha fazladır.

Endüstrinin yanında tarım ikinci plandadır. Çalışan nüfusun ancak %5′i tarım alanındadır. Gerçekte doÄŸal koÅŸullar da tarıma pek elveriÅŸli deÄŸildir. YetiÅŸtirilen baÅŸlıca ürünler; buÄŸday (5-10 Mt), patates, ÅŸeker pancarı, sebze ve meyvedir. Hayvancılık, tarıma göre daha geniÅŸ bir yer tutar: 15 milyon baÅŸ sığır, 30 milyon baÅŸ koyun. Yılda 1 Mt balık tutulmaktadır. YoÄŸun gübre kullanımına karşın tarım üretimi nüfusu beslemeye yetmemektedir.

İngiltere’nin önemli gelir kaynağı eskiden bu yana ticaretti. Sömürgelerden ve geri kalmış ülkelerden alınan hammaddeler iÅŸlenerek yine bu ülkelere satıldığından ekonomik zenginlik büyük boyutlara ulaÅŸmıştı. Sömürgeler bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu durum deÄŸiÅŸmiÅŸtir. Bununla birlikte çok uluslu İngiliz ÅŸirketleri (British Petroleum, Imperial Chemical Ins. ve Shell gibi) ve büyük bir ticaret filosu ticaret dengesini ülke lehine destekleyici etmenlerdir. Ancak gene de ülke ekonomisi zaman zaman bunalıma düşmekte, buda toplumsal sorunlara yol açmaktadır. Dolayısıyla İngiltere giderek eski ekonomik gücünü yitirmektedir.

Tarih

Londra'daki Parlamento Binası ve Big Ben

Londra’daki Parlamento Binası ve Big Ben

Tower Bridge, Londra

Tower Bridge, Londra

İngiltere’nin bilinen ilk yerlileri Keltlerdir. Romalılar, Batı Avrupayı istila ederken İngiltere’yi de fethedip (1. yüzyıl) adaya “Britania” adını vermiÅŸlerdir. Roma egemenliÄŸinin dört yüzyıl sürmesine karşın ülke bu durumdan fazla etkilenmemiÅŸtir. 5. - 8. yüzyıllarda sürekli Anglo Sakson akınları, Keltleri kuzey ve batıdaki daÄŸlık yörelere sürerek adaya yeni halkların yerleÅŸmelerine olanak saÄŸlamıştır. Bunu, Danimarka ve 11. yüzyılda Norman istilaları izledi. Normandiyalı Fatih 1. William beÅŸ yıl içinde ülkeye egemen oldu. Norman kralların yönetiminde Anglosaksonlarla Normanlar birbirlerine karıştı, dil yapısı da ona göre biçimlendi. 1485′te baÅŸa geçen Tudor Hanedanı’ndan Kral 8. Henry kilisede reform yaptı ve İngiliz deniz gücünü kurdu. I. Elizabeth (1558-1603) Anglikanizmi İngiltere’nin resmi dini olarak kabul edip, Katolik direniÅŸini kırdı, yenilmez İspanyol armadası’nı bozguna uÄŸratarak, İrlanda’yı İngiltere topraklarına kattı.

Saltanatı döneminde sanat ve edebiyat alanlarında büyük geliÅŸmeler oldu. Kısa süren cumhuriyet döneminden sonra (1649-1658) yeniden krallığa dönüldü. Kraliçe Victoria (1837-1901) zamanında İngiltere dünyanın en büyük gücü durumuna geldi. 1877′de Hindistan sömürgeleÅŸtirildi. Mısır ele geçirildi (1882). İngiltere, 1. Dünya Savaşı’ndan zaferle çıktı. 1936′da Mısır bağımsız oldu. Sudan’da İngiliz-Mısır ortak yönetimi kuruldu. İngiltere, 2. Dünya Savaşı’ndan da zaferle çıktıysa da batı dünyasının liderliÄŸini Amerika BirleÅŸik Devletleri’ne bırakmak zorunda kaldı. Hindistan, Pakistan, İrlanda ve Afrika’da birçok sömürge bağımsızlıklarına kavuÅŸtu. SavaÅŸ sonrası seçimleri İşçi Partisi kazandı. 1951′de Muhafazakarlar yeniden iktidara geldilerse de bazı iç ve dış güçlüklerle karşılaÅŸtılar. 1952′de Kraliçe II. Elizabeth tahta çıktı. 1951-1964 arasında iktidarda bulunan, Muhafazakar Parti (Churchill, Eden, Mac, Millan, Douglas, Hume hükümetleri) sosyal ve ekonomik güçlükleri yenmede baÅŸarılı olamadı. İşçi Partisi iktidarı döneminde (1964-1970), sterlin devalüe edildiyse de ekonomik bunalım tam olarak giderilemedi, Kuzey Denizi’nde petrol bulunması ülke ekonomisini bir ölçüde rahatlatmıştır.

1979′da iktidara gelen Muhafazakar Parti lideri bayan Margaret Thatcher yönetimindeki yeni hükümet sıkı para politikası ve ücretlerin dondurulması siyaseti ve enflasyonu yenmeye, ülkeye eski istikrarlı ekonomik gücünü kazandırmaya çalıştı. Ancak İrlanda’daki Katolik tedhiÅŸ hareketleri ve içerde yabancılara karşı baÅŸlayan düşmanılığı Thatcher Hükümeti’ni uÄŸraÅŸtıran önemli sorunlardı. Thatcher’in 1990 yılının sonlarında istifa etmesi üzerine yerine John Major baÅŸbakan oldu.

Spor

İngiltere, Dünya çapında ün yapmış FA Premier Lig’e sahip olan ülkedir. Bu ligde futbolun Åžampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası kazanmış takımlardan Chelsea, Manchester United, Arsenal, Newcastle United,Liverpool, Middlesbrough bulunur. Ayrıca Dünya Kupası’nı da kazanmış bir ülkedir.

İngiltere’de her yıl Haziran ayında tenis sporunun en eski turnuvası olan Wimbledon Tenis Turnuvası düzenlenmektedir.Ayrıca ülke bugün dünyada en çok sevilen sporlardan olan futbol,rugby ve kriket oyununun da beÅŸiÄŸi olarak bilinmektedir.